
Fırıldak, hileyle kurulan hayatların, dönen oyunların ve gecikmiş bir yüzleşmenin hikâyesini anlatır. Ömrü boyunca insanlara yaşattığı acıyı kendi teninde hissetmeden ölmeyeceğine inanan bir baba, en büyük sınavını hiç beklemediği yerden alır: Kendi oğlundan. Babanın kurduğu fırıldak düzen, bu kez oğlunun elinde tersine dönmeye başlar. Oğul, babasından öğrendiği yöntemlerle onun sonunu adım adım hazırlar; ama bu bir intikamdan çok, kaçınılmaz bir kaderin tamamlanışıdır. Her hamle, geçmişte yapılan bir yanlışın yankısıdır. Her dönüş, yeni bir bedel doğurur. “Yaşattığını yaşamadan ölünür mü?”